Ezgi Apartmanı davasında bilirkişi krizi
Kahramanmaraş‘ta 6 Şubat depremlerinde yıkılarak 35 kişinin hayatını kaybettiği Ezgi Apartmanı’na ilişkin davanın görülmesine devam edildi. Son bilirkişi heyetinin dosyadan çekilmesine tepki gösteren Avukat Ersan Şen, “Usule uygun bir yargılama yürütülmüyor, bu iki rapor sanıklar aleyhine gelseydi böyle mi olurdu? Dosya tekemmül etmiştir, davanın bitirilmesi gerekir, yeniden rapor alınması ve tutukluluğun devamı hukuka uygun değildir” dedi.
Kahramanmaraş Adliyesi 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuklu sanıklar S.K. ve M.P. ile taraf avukatları katıldı. Sanıklar önceki savunmalarını tekrar ederek beraat ve tahliye talebinde bulundu. Ardından avukat beyanlarına geçildi.
Sanık avukatlarından Prof. Dr. Ersan Şen, son bilirkişi heyetinin dosyadan çekilmesine tepki göstererek, “Dosyaya sunulan çekilme belgesini gördük, bunun hukuka aykırı olduğunu biliyoruz. Mahkemenin aldırdığı iki bilirkişi raporu olmasına rağmen, soruşturma aşamasında alınan, içeriği lehimize, sadece ruhsatsız tadilat yaptırıldığı iddiasından hareketle, ancak herhangi bir illiyet bağı kurulmaksızın hazırlanan KTÜ raporunun sonucuna göre ara karar kurulmuştu. Bu defa bu iki lehe rapora rağmen ve bu raporlar dikkate alınmaksızın mahkemenin oluşturduğu bilirkişi heyeti görevden çekildi. Bilirkişilerin niye çekildikleri araştırılsın, çünkü özellikle İstanbul’dan tayin edilen bilirkişiler artık görev yapamayacaklarını ve üzerlerinde baskı olduğunu söylemişlerdi. Bir bilirkişi çekilmişse diğer dört üyenin neden çekildiği belirsiz. Bu saatten sonra, çekilen heyetin sağlıklı rapor verebileceğini söylemek de doğru olmaz. Sanıklar tutuklu yargılanıyor, adalet gecikiyor. Mahkeme daha önce iki kez rapor aldırdı. ODTÜ raporu sanıklar aleyhine olsaydı bugün çok farklı bir tablo olurdu. Aylar geçti, bir arpa boyu yol gidemedik. Ara karardan rücu edilmeli, yoksa yeni bir heyet oluşturulmalı ve son raporla bu süreç artık bitirilmeli. Bu bilirkişilere sorulsun, gerçek çekilme sebepleri ne?” dedi.
Sanıklar S.K. ve M.P., “Tahliyemizi talep ediyoruz, tutukluluğumuzun devamını istemiyoruz” dediler.
Avukat Mesut Çakar: ‘Algı operasyonu yapılıyor’
Sanık avukatlarından Mesut Çakar ise bilirkişi süreçlerinin şaibeli olduğunu savunarak, “Biz kimseye bel altı vurmuyoruz. Türkiye’nin en prestijli üniversitelerinden gelen raporlar ortada. Müvekkillerimizin suçsuzluğu açık. Son yaşanan Can Balkaya olayında dosya içi yazışmalar ortaya çıktı. Eğer o yazışmalar bizimle ilgili olsaydı bizi idam sehpasına koyarlardı. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) raporu dışındaki raporlar yok sayıldı. Müvekkillerimizin tutuklu kalmasına neden olan tek şey KTÜ raporu. İki yıldır ‘kolon’ dediler, kolon olmadığı anlaşıldı. Biz binanın projesini yapmadık, mimari değiliz. Ne varsa sosyal medya mahkemelerinde bitirmeye çalışıyorlar. Adaleti bu salonda sağlayacağız. Kefalet, ev hapsi dahil tüm şartlara razıyız. Bu insanlar masum. Müvekkillerimizin tahliyesini talep ediyoruz” diye konuştu.
Taraf avukatlarının savunma ve beyanlarının ardından Av. Ersan Şen, “Usule uygun bir yargılama yürütülmüyor. Bu iki rapor sanıklar aleyhine gelseydi böyle mi olurdu? Dosya tekemmül etmiştir, davanın bitirilmesi gerekir. Yeniden rapor alınması ve tutukluluğun devamı hukuka uygun değildir. Tutuklamaya son verilerek tahliye kararı verilmesini talep ediyoruz”dedi.
Mahkeme, sanıkların tutukluluk halinin devamına, adli kontrol hükümlerinin sürdürülmesine, dosyadaki eksik hususların tamamlanmasına, bilirkişi heyeti hakkında suç duyurusunda bulunulmasına, yeni bilirkişi heyeti görevlendirilmesine, tarafların bilirkişi isimlerinin açıklanmaması talebinin kabulüne karar verdi. Dava, 24 Nisan 2026 tarihine ertelendi.
“Yaptırılan tadilatlar ile bu yıkımın ilgisinin olmadığı ortaya çıktı”

